MAKUL SANRILAR

astropolarbear:

The wonderful illustrations of Zeynep Alpay

Facebook | Instagram | Behance

Son zamanlarda şöyle dönüp bi arkama baktım da, 2-3 yıl evvel hedeflediğim çoğu şeyi gerçekleştirdiğimi fark ettim. Bunlar dünyanın kendi etrafındaki dönüşünü değiştirebilecek türden devasa şeyler olmasa da kendi minimal, sikko evrenimde yanlarına tik atmam gereken ve benim için önem arz eden şeylerdi. En büyük motivasyon kaynağım da aptal ve haksızca olduğunu düşündüğüm şeylere karşı duyduğum uçsuz bucaksız nefret ve öfke hisleri oldu. Anlık patlamalardan bahsetmiyorum, nükleer bir atom reaktörünü birkaç yüz yıl boyunca çalıştırabilecek yoğunlukta duygulardı.

Tavana ya da monitöre bakarak bu duyguları beslemenin bir boka faydası olmadığını idrak etmek pek uzun vaktimi almayınca onları daha efektif sonuçlar alabilmeyi umduğum lokasyonlara kanalize etme gereği hissettim. Ortaya çıkan sonuçları kendi adıma başarılı olarak nitelendirebilirim. Burdaki başarı kıstasım sonuca giderken karakterimden ödün vermemekti. Sikik, can sıkıcı faktörlerin etrafından dolaşarak sonuca ulaşmak epey can sıkıcı ve yorucu olsa da evet, bu benim için bir başarıydı.

Velhasıl kelam; yanlış gittiğine inandığınız şeyler varsa ve onu doğuran etmenlere karşı doğru dozaj ile nefret ve öfke duyuyorsanız değiştiremeyeceğiniz hiçbir şey yok.

(Source: Spotify)

Modernizm ve cinnet. 

Modernizm ve cinnet. 

Magazin gazeteciliği yapmaktansa halka açık umumi tuvaletlerde kolonya tutmayı ve peçete satmayı tercih ederim. Bir parazit ile aynı kariyer hedefine sahip olmak insana özgü davranışlardan olmamalı.

Sosyal ağların günümüzde hayatımızın bir parçası olmaktan çıkıp, ta kendisi haline gelmeye başladığı aşikar. Hatta biraz daha ileriye gidip, çevremizdeki insanların formlarına büründüklerini rahatlıkla itiraf edebiliriz. Hâl böyle olunca; onlara yeni kimlikler vermek de kaçınılmaz oldu.

Copywriter: Erhan Çırak
Art Director: Emir Anarat 
Chanel için kerane tatlısından hazırlamış olduğum minimalist logo tasarımı. 

Chanel için kerane tatlısından hazırlamış olduğum minimalist logo tasarımı. 

Gençler, düğün fotoğrafı ya da vidyosu çekmek için sinema okumanıza gerek yok. Okula vereceğiniz parayla ekipman düzersiniz, kasmayın öyle. Düğün pastası, gelin başı çekicem diye Fellini edasıyla 4 yıl kendinizi harap etmeyin. Girin Mark III taksidine, sizden kralı yok. Zaten okuduğunuz iletişim fakültesinden bir Nuri Bilge çıkma ihtimali 0,67 falan. Yol yakınken dönün ki eliniz erkenden ekmek tutsun. Ben annemin 2. sınıftayken “Erhan sana düğün salonu açalım fotoğraf, vidyo çekersin?” teklifini reddettiğim için it gibi pişmanım mesela :(8 Arada ablamla bu olayın geyiğini yaparız, geçen telefonda konuşurken acımasız gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzüme vurdu… Mahallenin tüm gençleri kınayı, nişanı, düğünü bu salonda yapıyormuş. Sahibi bir yazda balyaladığı parayla komşu mahallede yeni salon açmış. Bu aynı zamanda başlamadan biten ve başarısızlıkla sonuçlanan ilk girişimim denemem :(((8889 Velhasıl kelam; siz abi nasihatı dinleyin, girin o Mark III taksidine…

İnziva.

İnziva.

Arkama dönüp baktığımda üniversite okumanın hayatıma kattığı en değerli şeyin aylık öğrenci akbili olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ha, bir de “neyi, ne şekilde yapmamalıyım?” konusunda iş hayatınızda epey fayda sağlıyor.

free web page counters